KONYA
(KONYURT AY DER)
YETİŞTİRME YURTLARI İLE
İLGİLİ BASIN HABERLERİ


"KONYURT AYDER" AİLESİ ARAMIZA HOŞ GELDİNİZ.
KUDRET BULUT
Konya Yetiştirme Yurdundan ayrılan Gençler, Konya da toplandı!..

Konya yetiştirme yurdundan çıkan ve Yetiştirme Yurdunda görev yapan ve halen görevlerini yerine Getiren bizim için çok değerli olan müdür ve hocalarımıza başta öncelikle Mürsel ve Recep beye şükranlarımızı sunarız. 

      Konya da İlk ateşi yakan ve öncülüğü çeken Sayın Mürsel beyin gayretleri ile belli saatler arasında yapılan toplantılar ve Konya ya mal olmuş TavusBaba Türbesi ve Cami mesire alanın da Toplanan Yetiştirme Yurtlarından ayrılan ve gönüllü arkadaşlar hayırlı bir yerde hayırlı bir işe baş koymuşlardır. 

       Ankara Yurt Ay Der Genel merkezi olarak her zaman yanlarında olduklarımızı göstermek için toplantıya katıldık sorulan sorulara cevap verdik. Toplantı çok hoş ve samimi bir ortamda gelişmiş olup birbirlerine iyi dileklerini dile getirmişlerdir.  

      
Emekli Hâkim Mehmet yaman tarafından da bir yer gösterilmiş. Dernek kurulursa Dernek yeri olarak görev yapmaları iz bedeli karşılığı kiraya verileceğini dile getirmiştir. 

     Bu da Ankara Yurt Ay Der Genel Merkezi Yönetimi olarak olumlu karşılanmış ve Sayın Mehmet YAMAN Beyin gösterdiği iyi niyetinden dolayı kendisine Teşekkür edilmiştir. 
     
 Daha sonra Konya’nın tarihi yerlerini ziyarete geçilmiştir. 6 Araç konvoyunda Öncelikle Konya kız Yetiştirme Yurdu daha sonra Konya erkek Yetiştirme Yurdu ve Konya çocuk yuvası gezilmiştir. 

   Daha sonra TavusBaba Türbesi, Ateşbazı türbesi ile Mevlana Türbesi gezilmiş Arkadaşlar bu toplantı ve geziden memnun olarak ayrılmışlardır. Yurt Ay Der olarak katılan gönüllü ve duyarlı arkadaşlara teşekkür eder yollarının açık olmasını dilerim. 
Mevlana Hz’lerini ziyaretimiz ve Tavusbaba ve Ateşbazı Türbesi Yetiştirme Yurtlarını ziyaretleri ile ilk Konya “Yurt Ay Der” ateşini yakan arkadaşların ilk Dernek çalışmalarındaki gösterdikleri özveriyi gözlerindeki sevinç kıvılcımını görmenizi isterdim. 

     Konya Yurt Ay Der sevdalıları aramıza hoş geldiniz.
Hepinize saygılar sunarım.
 
 
 
 
 
 
 
MÜRSEL GÖKÇEN

SICAK DOSTLUKLAR 
Arkadaşlar insanda yurt, vatan özlemi olur ya, farkında mısınız sanki bizdeki yurt özlemi de ayyynı vatan özlemi. O kadar da değil diyeceksiniz belki ama gerçekten de düşününce şu an gurbetteymişiz de vatanımızı özlüyormuşuz gibi geliyor bana, hatta tahmin ediyorum ki size de öyle. İçinde yaşadığımız zamanda şikayetler ederdik niye buralaralardayız, oysa şimdi ise yaşanan dostluklar, paylaşımlar aklımıza geldikçe iyi ki yurt da kalmışız diyeceği geliyor insanın. Düşünüyorum da dostluklarımızı bu kadar büyük yapan; sevgilerin ve kalplerin saf, bakışların candan,problemlerimizin ve paylaşımlarımızın ortak, yaklaşımlarımızın ÇIKARSIZ OLMASI belki de… Evet zaman değiştikçe bir çok şey değişti; duygular kirlendi, bakışlar bulandı, her şey menfaat oldu, öyle ama ben hala arkadaşlarımın yüreğindeki sevginin, aynı hatta daha da büyüdüğüne şahit oluyorum. Yaşlarımızın ilerlemiş, sorumluluklarımızın artmış, yaşam tarzlarımızın farklılaşmış olmasına rağmen; duygularımız hala çocuk saflığı gibi tertemiz ve hala çıkarsız. Ne mutlu ki bunu anlamak hiç de zor olmuyor, iletişime başlayınca eski konuşmalarımızın devamı gibi geliyor çünkü. Sanki araya yıllar hiç girmemiş, yada girmemiş değil de yılların bizi uzaklaştırmasına izin vermemişiz, dostluklarımızı soğutmamak adına . Çünkü dostluk sıcak yenen yemektir bilirsiniz :) Dostlarım dostluklarımıza kaldığımız yerden ara vermeden devam edelim. Yaşanan güzel günler adına hepinizi seviyorum… Sevgiyle ve muhabbetle kalın… Görüşmek üzere…

 
 
 
Konya Yetiştirme Yurtlarından Ayrılanlar Gençlik Eğitim Kültür Yardım ve Dayanışma Derneği
MÜRSEL GÖKÇEN      

BİZ KİMİZ
Bunu kısaca anlatmaya çalışayım. Ama inanın sadece ismi değil, anlatacağım şey aslında küçücük bir yüreğin hissettikleri ve hayat denen girdapta ayakta kalabilmenin küçük bir hikâyesidir aslında.
Siz küçüksünüzdür, anne yada babanız büyük ihtimalle vefat etmiş veya her ailede herkesin başına gelebileceği gibi ŞİDDETLİ geçimsizlik sebebi ile ayrılmak zorunda kalmışlar, size de üvey anne yada babanız tahammül edemediği için Çocuk Esirgemeye verilmişsinizdir.
Eğer azıcık "şansınız" varsa yaşınız 07 olmuşsa Yetiştirme Yurduna verilirsiniz. Önce okula gidersiniz. Eğer okumak istiyorsanız. Kimse zorlamaz. Gerçi şimdilerde 8 yıllık eğitim şart oldu. Okudunuz okudunuz, yok eğer okuyamamışsanız sizi bir zanaat sahibi olmanız için bir işe yerleştirirler. Elbette uzman kişiler seçer sizin hangi branşa yatkın olduğunuzu.(Bizim zamanımızda yoktu böyle şeyler) Orada biraz ustanız, biraz kalfanız sürter burnunuzu, nede olsa yetimsiniz. Size kardeş yada arkadaş gibi yaklaşmazlar. Hep ezerler her angarya işe siz koşarsınız, süpürmek, yıkamak, en önce gelip en son çıkmak sizin işinizdir. Parasal açıdan beklentiniz yoktur, kanunlarda belirtilen ne ise onu verirler, normal olarak dışarıdan bir çocuğun aldığından düşüktür aldığınız. Zaten o yaştaki çocuk ne anlar ki paradan... amaç zanaat sahibi olmaktır zaten. Sonra sıra ile kalfa, usta olursunuz. Yaşınız 18 olduğu zaman devlet tarafından KORUNMA KARARI kaldırılır. Bunun anlamı şudur, sen artık büyüdün, reşit oldun. Şimdi yuvadan uçma zamanın geldi, bizim sana yapacağımız şimdilik bu kadar, Haydi güle güle !!! ? Eeee? Şimdi ne olacak? 
İşte bundan sonra devlet sizi bir kamu kuruluşuna yerleştirir. 1983 yılına Sayın İmren AYKUT'un Çalışma ve sosyal güvenli bakanı olduğı sırada çıkarılmış olan 2828 ve 4313 sayılı kanun gereği. Peki işe yerleştirilemeyenler? YURTAYDER onların işe yerleşmelerinde, kira, yiyecek ve giyecek yardımlarında bulunarak sokakta kalmadan ve kimseye muhtaç olmadan yaşamalarını sağlamaya çalışır. Azımsanmayacak bir çoğunluğuz aslında. Ama kopmuşuz birbirimizden. Yetiştirme yurtlarında ve çocuk yuvalarındaki barınan çocukların da hakkını gözetiriz. Onların insanca yaşaması için gerekli görüşmeleri yaparız yurt müdürleri, sosyal hizmet uzmanları ve il sosyal hizmet müdürleri ile. Yurtları ziyeret ettiğimizde oradaki kardeşlerimizle sohbetler eder, dışarıdaki hayatın zorlukları hakkında öğütlrtde bulunuruz. Ellerindeki imkânları iyi değerlendirmeleri konusunda telkinde bulunuruz. Onları dışarıda bekleyen tehlikeden ve zorlu hayat şartlarından haberdar ederiz. 
Sizde bunu yapın değerli insanlar. Ara sıra bu kurumları ziyaret edin. İnanın bu okadar da zor ve uzak değil. Bir akrabanız yada yakınınızmış gibi gidin onlara. Okadar çok sevinirlerki inanamazsınız. Onlara harçlık vermeyin, sıcak bir gönül içten bir gülüş yeter... 
KARDEŞİNİZ MÜRSEL GÖKCEN

 
 
 
 
  SÜRGÜN EDİLEN MASUM ÇOCUKLAR!.  

          Küçük gözler ile etrafa bakarken, etrafımda anlamadığım, fısıldaşmalar olurdu, yan gözle takip edenler olurdu. Bazen sıra arkadaşım bile öbür arkadaşlar ile fısır fısır konuşurlar, bana bakarlardı. Bir türlü anlayamazdım. Ama şimdi, o gözlerin sırrını ve o seslerin fısıltılarını duyar ve anlar oldum.
         Sizlere bir yaşanmış olayı anlatayım;
         Yurdumuzdaki en yakın olan Mehmet Karacığanlar İlkokuluna gidiyorduk, okulun camı kırılsa suç yurt çocuklarının oluyordu, birisinin parası kaybolsa, hizmetlinin süpürgesi kırılsa suç bizimdi.
         Okul ile Yurt arasında bu konuda anlaşmazlık çıkmış Ahmet TEKİN Müdürümüz bizi apar topar Cumhuriyet İlkokuluna göndermişti, neredeyse bitişik olan okulumuzdan, üç mahalle öteye yürüyüp gitmeye başlamıştık. Ama gözler, sözler ve bakışlar değişmişti bize....
         4. Sınıftaydık... Şadan Pişkin hocamız her sabah kahvaltımızı getirirdi. Ben onun oğlu olarak, beslenme saatinde hep yanında olurdum. Hayatımın en güzel sabah kahvaltılarını yapmıştım. Ayrıca üstümüz başımız bir ayrı güzel olurdu. Öğretmenim beni kucaklayınca kokmayım diye, temizliğime daha bir önem verir olmuştum. Annem olmuştu adeta öğretmenim. (Nur içinde yatsın). Ben resim ve şiirde başarılıydım. Öteki kardeşlerim Mehmet, Murat vb. beş arkadaşımda basket oynamakta çok başarılıydılar. Vel hasıl okulda basket seçmelerinde tüm arkadaşlarım okul takımına girdi ve okulumuz Cumhuriyet İlköğretim Okulunu Konya Bölge 2.'si oldular. Bu okulun tarihinde görülmemiş bir şeydi. Okul bizi sevmişti, biz okulu...
         Ama tuhaf olan şey, Mehmet Karacığanlar İlkokulunun camları yine kırılıyor, çocukların parası yine çalınıyor ve hademeleri yine şikayetçiydi... ama suçlayacak günah keçileri de yoktu.
         Küçük yaşta sürgünü tadan bizler, onların sayesinde gururlanmayı, sevilmeyi ve Şadan Pişkin hocamızın poğaçalarının tadına varmıştık. Demek ki evdede pasta, börek yapılabilinirmiş diyordum ben :) oysa pasta pastahanede yapılır bilirdim.
         Ah bu gün fırsatın olsa; O bize peşin peşin suç yükleyen, hor gören ve adı öğretmen olan kişilere çıkıp bunun hesabını sormak isterdim. Ama öbür taraftan ise, bize sahip çıkan öğretmenlerimize çok hayır dualar ediyorum. Allahım her iki dünyada onlardan razı olsun.     R.G.

  YA ŞİMDİ NE OLACAK?

         29 Nisan 2011 tarihi itibari ile tüzel kişiliğini kazanan Derneğimiz, İl Dernekler Müdürlüğünün incelemesinden ve tüzük onayından sonra, ikinci bir aşamaya geçecektir.
         Derneğimizin tutması gereken defterler temin edilecek, onaylanacak, üye kayıtlarımız başlayacak, yardım toplama makbuzlarımız hazırlanacak, banka hesaplarımız, posta çek hesaplarımız hazırlanacak, üyelerimizin aidatlarını düzenli ve kolayca yatırmaları için otomatik ödeme talimatları sitemizden yayımlanacaktır.
         Tüzük onayından sonra altı ay içerisinde Genel Kurul toplantımız yapılacaktır. İşte tam burada, tüm arkadaşlarımız, üyelerimizin katılımı ile büyük genel kurulmuzun tavsiyeleri ve yapılan seçim sonucunda Yeni bir Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulumuz teşekkül edecektir.
         Arkadaşlar, kurucu üyeler ile yeni üye olacak arkadaşlarımız açısından hiçbir fark ve ayrım yoktur. Kurucu üyelerdeki amaç hızlı bir şekilde müsait olan kişiler ile dernek kurma çalışmalarını tamamlamak amaçlanmıştır. Bundan sonra görev almak isteyen arkadaşlarımıza genel kurulda görevler verilecektir.
         Tüm ilçelerimizde, Karaman ve Aksaray illerimizde dernek temsilcilerimiz olacaktır. Halkla İlişkiler, Kadın Kolları, Gençlik Temsilcileri, Muhasebe, Sayman, Sekreter, Web Sitesi Sorumlusu, Yardım Toplamaya Yetkili Kişiler, Yöneticiler, Denetçiler... derken bir bakmışsınız belki dernek üyelerimizin tümü görevlendirilmiş ve derneğimiz en verimli bir şekilde çalışır, amacını gerçekleştirir hale gelmiş olacaktır.
         Yukarıda ki açıklamaları niye mi yapıyoruz? Dernek kuruluşumuz zaman kaybetmemek için hızlı bir çalıştırma gerektirdiği için tüm arkadaşlarımıza ulaşamadık. Belki bu neden ile beni unuttular mı? Bize bir şey diyen yok gibi düşünmesin diye açıklıyoruz.
         Arkadaşlarımızın hepsi bizim için aynı değerde ve hepsi kıymetlidir. Artık bundan sonra birlik ve beraberliğimizi dahada pekiştirerek hizmet etme zamanıdır.  Dernek çatısı altında buluşmak dileğiyle.

     
     
     
     
 
 
© 2008 YURT AY DER | Design by: Kudret
YURT AY DER
Türkei Tel .: (0)534 - 677 70 41

kbuluttt@yurtayder.org - kbuluttt@hotmail.com - kbuluttt@gmail.com - kb1957@gmail.com