İSTANBUL
(YURTDER)
YETİŞTİRME YURTLARI İLE
İLGİLİ BASIN HABERLERİ


  Üniversiteli kimsesizler hayır derneği kurdu5/29/2007   22:33  

Yıldız Teknik Üniversitesi'nde tekniker olarak çalışan arkadaşlar, yurtluları 'hırsız, uğursuz ve ahlaksız' olarak yansıtmaya çalışanlara karşı birleştiklerini söylüyor. Yetiştirme Yurtlarından Ayrılanları Koruma Sosyal ve Yardımlaşma Derneği (YURTAY) henüz 10 gün önce kuruldu. Amacı yurtlardan ayrılanlara ve kalmaya devam edenlere yardım etmek ve birbirinden kopmuş arkadaşları bir araya toplamak. Korunmaya muhtaç çocuklar ve bu çocukların bakıldığı kurumlar olarak Çocuk Yuvaları ve Yetiştirme Yurtları toplumda en az bilinen ama haklarında en çok konuşulan yerler oldu. Oysa çok fazla bilinmeyen bu hassas kurumlar hakkında daha dikkatli olmak gerekiyor. Özellikle kurum ismi verilerek buraların sorunlu yerler olarak yansıtılması, burada kalan gençlerin ve çocukların ilerideki yaşamlarını da olumsuz etkileyecek ve tamiri mümkün olmayacak yaralara yol açabiliyor. Yetiştirme Yurtlarından Ayrılanları Koruma Sosyal ve Yardımlaşma Derneği (YURTAY), bu yaraları kapatmak amacıyla kurulmuş. en önemli hedefleri, yuvalardaki çocuklara kendi içlerinden çıkmış iyi modelleri göstermek ve yurtlu imajını halkın ve kamuoyunun gözünde değiştirmek. Dernek Başkanı Abdullah KARADUMAN, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde elektrik teknisyeni olarak çalışıyor. 9 yaşındayken babasını kaybeden KARADUMAN, ardından 4 kardeşiyle birlikte Mersin Çocuk Yuvası'nda kalmaya başarmış. Yuvada kaldığı süre boyunca hiç dayak yemediğini ve çok güzel şartlarda yaşadığını söyleyen Karaduman, yuvaların dayakçı, çocukların ise ahlaksız, hırsız olarak gösterilmesinden duydukları rahatsızlıkla dernek kurmaya karar verdiklerini açıklıyor. Dernek vasıtasıyla ilk olarak nitelikli bir şekilde kendilerini anlatmak istediklerini vurgulayan KARADUMAN, daha sonra çocukların kendilerine olan güvenlerini yeniden kazandırmak ve pekiştirmek için faaliyetlerde bulunacaklarını dile getiriyor. Bu konuda Yıldız Teknik Üniversitesi'nin akademik kadrosundan da destek gördüklerini açıklayan KARADUMAN, "Amacımızı anlattığımız herkesten destek görüyoruz." dedi. Derneğin kurucularından Davut BOZKURT ise yurt çocukları için en önemli desteğin onlara kendi aralarından çıkmış iyi modelleri göstermek olduğunu ifade etti. BOZKURT sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben Muş Çocuk Yuvası'nda kalırken ziyarete gelen yurtlu üniversite mezunlarını gördükten sonra okumaya karar vermiştim."

ZAMAN "alıntı"
Abdullah KARADUMAN
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
   
  HABER: GÜLİZAR BAKİ FOTOĞRAF: KÜRŞAT BAYHAN ZAMAN GAZETESİ HABERİ

Onlar yetiştirme yurdunda büyümüşler; kimisi memur, kimisi kendi şirketinin sahibi. Yurtlarının hep kötü olaylarla anılmasından rahatsızlar. Üstelik ‘Kardeşlerimiz’ dedikleri yurt çocuklarının yetiştirilmesinde söz sahibi olmak ve Nimet Çubukçu’yla görüşmek istiyorlar.

Yetiştirme yurdunun örnek abileri Yetiştirme yurtları bugüne kadar hep olumsuz haberlerle gündeme geldi. Dayak yiyen, cinsel istismara uğrayan çocuklarla ilgili çarşaf çarşaf haberler yapıldı. Yurtların adları skandallarla anılarak haber manşetlerine büyük harflerle yazıldı, buralarda yaşayan çocuklar siyasi tartışmalara malzeme yapıldı. Fakat yetiştirme yurtlarında büyüyen herkes, konuşulan olumsuzlukların mağduru değil. Bu yurtlarda yetişmiş başarılı bir iş hayatı olan, evli ve çocuklu binlerce vatandaş var. Hakan Gül (29) ve arkadaşları Serdal Çaycı (30), M.Rıdvan Karaba (29), Kenan Temataş (29), Ramazan Işık (28) ve Ümit Yeşer (28) bunlardan sadece birkaçı. Aralarında kendi şirketinin sahibi olan da var, devlet memuru olan da. Hatta yetiştirme yurdunda büyümüş doktorlar, avukatlar ve üst düzey devlet yöneticisi olanlar bile var. Ve onlar, “Üç-dört çocuğu olan bir ailede bile çocukların hepsi ebeveyni ve milleti için hayırlı evlat olmuyor. Biri sorunlu çıkabiliyor. Yurtlarda da binlerce çocuk yetişiyor, bazıları sorunlu diye niye hepimizi öyle algılıyorlar?” diyorlar. Gül ve arkadaşları, çevrelerindeki insanların gazetelerde çıkan haberleri okuyarak “Senin başına kötü bir olay geldi mi?” diye sormalarından rahatsız olduklarını söylüyor. Evli ve çocuk sahibi olduklarını, eşlerinin ve çocuklarının yanında böyle soruların sorulmasının kendilerini rahatsız ettiğini anlatıyorlar. Şimdi, “onlar bizim kardeşlerimiz” dedikleri yurt çocuklarının yetiştirilmesinde de söz sahibi olmak istiyorlar. “Yurttaki çocuklar müdürlerine, öğretmenlerine hatta öz anne babalarına bile anlatamadıkları sırlarını bize anlatıyorlar.” diyen yetiştirme yurtlarının ağabeyleri, Nimet Çubukçu’yla görüşmek istiyor. Yurtlarda yaşanan sıkıntıların çözümü hakkında kendilerinin de fikrinin alınması gerektiğini söylüyorlar. Hatta yurtlardaki çocuklarla birebir görüşmek, onların yetiştirilmesinde söz sahibi olmak istiyorlar. Zira aile yaşantıları, mesleklerindeki başarıları ile yetiştirme yurdu çocukları için iyi birer örnekler. İşte bu sebeple yurtlarda büyüyen çocuklara ve 18 yaşını doldurup buralardan çıkan gençlere yardımcı olmak için ileride dernek kurmayı istiyorlar.

Şimdi kişisel gayretleriyle bir şeyler yapıyorlar. Mesela çocuklarla kolay iletişim kurmak için bir Internet sitesi kuruyorlar. Börek yapıp yurtları ziyaret gidiyorlar Hakan Gül ve arkadaşları, her hafta bir araya geliyor, dertleşiyor, yurtların ihtiyaçlarını konuşuyorlar. Aralarında sıkıntısı olana yardım ediyor, mutluluklarını paylaşıyorlar. En çok keyif aldıkları sohbetleri ise “şurada şu müdür yurt çocuğuymuş, şu tıp fakültesinde yurt çocuğu okuyormuş, şu avukat bizim yurtta büyümüş” şeklinde oluyormuş. Eşleri ve çocuklarıyla birlikte sık sık yetiştirme yurtlarını ve huzurevlerini ziyarete gidiyorlar. Hatta evlerinde yaptıkları pasta-böreklerle yurtlara gidip oradaki çocuklarla yiyorlar. Bayramlarda anne-babasına ziyarete gider gibi yurtlara gidiyor, öğretmenlerinin elini öpüyor, kardeşleriyle bayramlaşıyorlar. Serdal Çaycı, bayramda çocukluğunun geçtiği yurda et götürmüş. Öğretmenleri ona, gözleri dolarak, “Büyüdün ve bizi unutmadın, şimdi kurban eti mi getiriyorsun?” demişler. Sadece kendileri gitmiyor çevrelerindeki insanları da yurtlara ziyarete gitmeleri konusunda yönlendiriyorlar. Ümit Yeşer, yetiştirme yurdunda büyümüş olmasına rağmen çocukların sevgiye olan ihtiyaçlarını gördükçe ağladığını ve bu çocukları ziyaret etmenin toplumsal bir borç olduğunu söylüyor.

Zaman Gazetesi... "alıntı"

  alıntı
Abdullah KARADUMAN
 
 
 
 
   
   
   
 
   




 
 
 
© 2008 YURT AY DER | Design by: Kudret

YURT AY DER
Türkei Tel .: (0)534 - 677 70 41

kbuluttt@yurtayder.org - kbuluttt@hotmail.com - kbuluttt@gmail.com - kb1957@gmail.com