| HAZIRLAYAN Kudret
YUKARI | PROJE ADI | KÜLTÜR MERKEZİ |

YURT AY DER (Yetistirme Yurdundan Ayrilanlar ile Gidecekleri yerleri olmayan,
Hayata Tutunmaya çalışan gençlerin, yetimlerin,
kimsesizlerin dayanak yeri olacaktır.)

Birbirinize hayatin her döneminde ve anında  artan ilgi ve hoşgörü ile bağlanın. Bağlılığınızı kuvvetlendirmek ve arttırmak için dünya nimetleriyle birbirinizi taltif ederek hediyeleşin. Bazen bir çiçek, bir teşekkür, bazen anlamlı birkaç kelime ile yapılmış taç misali cümleler sevginize sevgi katar, aile bağlarınızı kuvvetlendirir.

Siz bugün gençsiniz. Ama yarınların anne ve babalarındansınız.
Kendinizi buna sevgi ve merakla hazırlayın. Unutmayın ki, hayatin gerçek anlamına çocuklarla ulaşılır, onlarla yaşanır. Herkes dünyada bir eser, bir iz bırakmak ister. Sizin en güzel eseriniz, dünya ve âhiretiniz için arkaya bıraktınız güzel ahlâklı çocuklarınızdır.

Sen. Hem anasız hem babasız büyüdün.
Yetimliğin acısını onlara özlem duyarak yaşadın.
şimdi ise ne anaya saygı kaldı ne de babaya…
Diyorum ya, her bir şey aslından iyice uzaklaştı ya Resûlallah!
Babasız çocuklar dünyaya geliyor.
Anneler çocukları kapı önüne bırakıyor.
Daha da ileri gidip onların katili oluyorlar.
Bir sabah uyandığımda kıyamet kopmuş olacak,
Korkuyorum…
Ne Rabbimin ne de Senin huzuruna çıkmaya yüzümüz var.
Biz çok değiştik ya Resûlallah!
Seni seven senin gibi olmalı: Senin gibi Allah'a kul olmalı.

Ya Resûlallah özledik seni…
Seni çok özledik Ya Resûlallah.
şu kötülüklerle bezenmiş kirletilmiş dünyaya,

Sırtımı dönüp, gözlerimi kapatıp, seni arıyorum
kaybolan yerlerde…
Seni her geçen gün daha çok kaybeden bu ümmetin,
O hâle geldi ki, kâfiri dost bilip İslâm'ı önlerine serdi.
Maksadım şikâyet değil; hüznündeyim Seville,
Yokluğunun hüznünde

PROJE UYGULAMA YERI : Ankara
PROJE SORUMLUSU
: Kudret BULUT
DERNEĞİN AMACI: Dernek, Yetiştirme Yurtlarında yada bu yurtlara giremeyip de dışarıda kalmış gençlerle, bakıma muhtaç kimsesizler ve duyarlı hayırseverlerin bir araya getirilerek, yardımlaşma ve dayanışmalarının sağlanması ile sorunlarının tespiti ve çözümlenmesi, ekonomik, sosyal, kültürel ve mesleki vb. bakımlardan geliştirilmeleri, halen Yetiştirme Yurtlarında kalanlar ile korunmaya muhtaç gençlerle kimsesizlerin sorunlarının çözümlenmesi ile bu alandaki yasal düzenlemelerin iyileştirilmesi yönünde faaliyet göstererek, onların toplum yaşamına bütün alanlarda ve düzeylerde katılımını gerçekleştirmek amacı ile kurulmuştur.

DUYARLI İNSANLARIMIZA SESLENİYORUM
Hazırlanan Proje: "Kültür Merkezi" Adı altında Kapsamlı Bir Projedir.

 PROJE AMACI: Yetiştirme Yurtlarında yada bu yurtlara giremeyip de dışarıda kalmış gençlerle, bakıma muhtaç kimsesizlerin sorunlarının tespiti ve çözümlenmesi, ekonomik, sosyal, kültürel ve mesleki vb. bakımlardan geliştirilmeleri, halen Yetiştirme Yurtlarında kalanlar ile korunmaya muhtaç gençlerle kimsesizlerin sorunlarının çözümlenmesi ile bu alandaki yasal düzenlemelerin iyileştirilmesi yönünde faaliyet göstererek, Bu proje Yetiştirme Yurtları, Gençlik, Kültür ve Dayanışma Derneği (YURT AY DER) Genel Merkezi 18 yaşını dolmuş, Yetiştirme Yurtlarında yada bu yurtlara giremeyip de dışarıda kalmış gençlerle, bakıma muhtaç kimsesizleri kapsar. Genel merkezin yapmış olduğu araştırmalar ile Çocuklarımızın kalacak yerleri olmayışı okulu yarıda kesip 3413 sayılı yasadan işe girmeleri yapılan işlerde duyulan huzursuzluk uyum sağlamaları zorlaştığından bu ortamdan kurtarmak elinde altın bilezikle işe girmeleri sağlamak amacıyla kültür merkez projesi düşünülmüştür.

Yetiştirme Yurtlarında kalan çocuklarımız 18 yaşına kadar devlet himayesinde barınmaları Eğitimler  sağlanmaktadır. Okuyan öğrenciler ve kız öğrencilerimiz 25 yaşına kadar Yetiştirme Yurtların imkanlarından  yararlanmaktadır. Daha sonra hiçbir vasıfları olamadan sokağa bırakılan çocuklar çaresizlik içinde bir takım  kötü düşünceli kişilerin elinde, toplumun düzenini bozucu davranışlara (suça) itilmektedirler.

Onları bu uçurumdan kurtarmak, Psikolojik destek vererek hayata hazırlamak, Meslek ve yarıda bıraktıkları  eğitimi tamamlatmak amacıyla kurmayı planladığımız “Kültür Merkezi’nin” bu projeyle oluşturmayı ümit  ediyoruz.

 Kültür Merkezi Projemizin uygulanabilmesi için yardımsever sponsorlar aranmaktadır.Yetim Çocuklarımıza Meslek  öğretmek ve hayat'a hazırlanmalarını sağlamak sizlerin elleriniz de dir. İlgilenen duyarlı vatandaşlarıza duyurulur. Eğer yardım etmek isteyenler : kbuluttt@yurtayder.org mail adresine mail atabilirler.

YUKARI| YAPILAN ETKİNLİK |
 
  • 2007 yılı Ramazan ayı içerisinde (1) İftar Yemeği verildi ve çocuklarımıza (1) piknik alanında iftar yemeği düzenlenmiştir.
  • 2008 yılı Ramazan ayı içerisinde 2 nci İftar Yemeğimizi verdik. Yetiştirme yurt öğrencilerine verilmiştir.
  • İlk defa kitap ve broşür basımı gerçekleşmiştir. (Kitap yazarımız, İlyas Daştan)
  • Yetiştirme Yurtlarında kalan öğrencilerimize Ilgaz, Nallıhan ve Çamkoru da İzcilik kamp düzenlenmiştir.(İzzet Çetin) "İzcilik anlatılmaz yaşanır"
  • Seyranbağları yetiştirme yurdu (Karate)
  • Sincan yetiştirme yurdu ( )
  • 57 aileye Ramazan paketi dağıtılmıştır.
  • Çocuklarımızı ve İhtiyacı olan aileleri giyindirmek için çalışmalar devam etmektedir.
  • Bir kızımıza buzdolabı hediye edilmiştir.
  • Ücretsiz kitap dağıtımına devam edilmektedir.
  • Her yıl Yaz aylarında düzenlenen piknik, Ankara Göksu parkında ve Yenikayı Köyü piknik alanı ile Atatürk Orman çiftliğinde Yetiştirme Yurtlarında kalan ve ayrılanlarla gerçekleştirilmiştir.
  • Kuruluş kutlamaları yapılmaktadır.
  • Üyelerimizin ev yerlerinde ziyaretler yapılmaktadır.
  • Üyelerimizin iş yerleri ziyaretleri yapılmış ve yapılmaktadır.
  • Ücretsiz Bilgisayar ve İngilizce kursları verilmiş ve verilmektedir.
  • İkinci kitap baskımız hazırlanmaktadır.
  • Ücretsiz kitap dağıtılmıştır. ( Abdullah Bey)
  • Saray rehabilitasyon merkezinde kalan özürlü gençlerim ile Yetiştirme yurtlarında kalan ve vatandaşlarımızın birleşmesi adı altında etkinlik yapılmıştır.
  • İlyas Daştan'ın yazdığı kitabı üyelerimize ücretsiz dağıtılmıştır.
  • 2009 ramazan boyunca (28 gün) yemek verilmiştir. Dışarı da yatan ve ihtiyaç sahibi insanlarımıza bu süre içinde de ramazan paketi dağıtılmıştır.
  • Haydar Akbal'ın 40 nı Göksu parkında yetiştirme yurtlarında bulunan çocuklarla 30 aile ile birlikte anma yapılmıştır.
  • Hâkim Mehmet Yaman tarafından kaleme alınan Atatürk ile ilgili kitap ücretsiz dağıtılmıştır. ve halen dağıtılmaya çalışılmaktadır.
  • Yozgat Yurt Ay Der'in hazırladığı sunduğu Yurt Ay Der'in sesi Dergisini Ankara Genel Merkez olarak "YURT AY DER" bastırılıp Yozgat derneğine hibe etmiştir. Bu güzel çalışmalarından dolayı Yozgat Yurt Ay Der Başkanı Hakan beyi tebrik eder başarılarının devamını dilerim.
  • Gaziantep, Afyon, İzmir, Erzurum, Adıyaman, Malatya, Edirne, Ağrı ve diğer derneklere kitap ve dergiler hibe edilmeye çalışılmaktadır.

    Nerede Karşılıklı Sevgi ve Saygı Varsa! Orada İtimat ve İtaat Vardır. İtimat ve İtaat'ın olduğu yerde Disiplin, Disiplinin Olduğu Yerde Huzur, Huzurun Olduğu Yerde Başarı Vardır. Mustafa Kemal ATATÜRK.


          Bunu Başarmak ;Bırakıp kaçanların, Olayların üzerine gitmeyenlerin değil,
           Duyarlı kişilerin elindedir.

          Her Yıl Düzenlenen Ramazan şenliklerine Katılan Seyran Yetiştirme Yurdu Öğrencilerine Başlarında Görevli Elif Hanıma,  Sincan Toplum Merkezinden katılan Aileler ile çocuklarına başlarında buluna ilhami beye,Sincan Yetiştirme yurdu yuvadan Gelen Minik Yavrularımızın ve başlarında çok Değerli Sosyal Çalışmacı İlyas DAŞTAN bey ile bu kurumların başında bulunan Yetkili idarecilerine, çocuklarımızı bir araya getiren Yurt Ay Der yönetimine Bize her türlü Maddi ve manevi destek sağlayan Değerli Arkadaşım Cihan Korkmaz'a şükranlarımı sunarım. Bir daha ki etkinliklerde buluşmak üzere
Seni herkesin terk ettiği anda bile..
Yüceler yücesi Rabbinin Seninle olduğunu unutma..!
Ne iyilik yaparsan karşılıksız yap..
Çünkü insanoğlu iyiliğe beşerce cevap verir.
Oysa ALLAH(cc) Rahmanca ve Rahimce..
Hal böyle iken hangisi daha karlıdır?
Hala nefsimizde çelişkide miyiz?
İyilik yapıp karşılığı beşerden mi bekliyoruz..??
Düşün, düşün ve yine düşün..
Tefekkür maneviyata açılan bir kapıdır..
Arala kalbinin kaplarını..
Eşsiz ve hazzı bol bir seyahate çık..
Bütün her şeyi bir anda olsa arkada bırak..
Kalbine O`nun aşkını koy..
Ve şükret…
Dertler birer sınavdır..
Sınavı kazanman için iki formül vardır;
Sabır ve şükür..
Ümide tutun…
Ümit var ol…
Vuslatı düşün
Teselli bul..

"İnsanların Kalbini elde edin, aklı peşinden gelir."
"Özünü bilirsen kurtulursun." Anonim "


YUKARI| YETİŞTİRME YURTLARININ TARİHİ | Kudret Bulut

Osmanlı Devletinden günümüze kadar toplumsal yaşamdan kaynaklanan çeşitli nedenlerle yardıma, korunmaya ve bakıma muhtaç çocukların bakılıp, korunması, eğitim, beslenme ve giyim gibi çeşitli ihtiyaçlarının karşılanması çeşitli kuruluşlarca yerine getirilmiştir. Balkan ve 1. Dünya Savaşlarında büyük oranda askerin şehit olması ve savaş sonrası büyük şehirlere göçler nedeniyle ekonomik ve sosyal çöküşlerin ortaya çıkması ekonomik nedenlerle boşanan eşlerin çocukları sonucu kimsesiz çocuk sorunu da kendini hissettirmiştir.

Bu soruna çözüm arayışları sonucu; İlki II. Abdülhamit döneminde kurulan Darülhayr-ı Âli'dir. 1903 yılında Abdülhamid'in tahta çıkışının yıldönümü nedeniyle açılan, Darülhayr-ı Âli'de bakılan çocuk sayısı 400'e ulaşmıştır. Kurum 22 Ağustos 1909 yılında kapatılmıştır., bu kuruluşların yetersiz kalması sonucu ise 1917’de İstanbul’da Himaye-i Etfal Cemiyeti kurulmuş ,Eftal Cemiyeti1922 yılına kadar 2027 çocuğa bakım ve korunmaları sağlamıştır.

Bu kuruluş 1934 yılında Çocuk Esirgeme Kurumu adını almıştır.Yetiştirme yurtları 6972 sayılı yasa gereği illerde Valiliklerde, Koruma Birliklerine bağlı olarak faaliyet göstermiş, 1983 yılında kabul edilen 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu gereği kurulan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu bünyesine alınmıştır. 2828 sayılı Yasa kapsamında koruma altına alınan 0–18 yaş arasındaki 18–20 bin çocuk, 86 yuva ve yaklaşık 108 yetiştirme yurdunda kalmakta ve her yıl 18 yaşını dolduran 200 civarında çocuğun korunma kararı kaldırılmaktadır.

100 yıla yakın bir süredir yetiştirme yurtlarının var olmasına rağmen, bu kuruluşlarda kalanların ve ayrılanların  sorunlarının belirlenmesi ve çözümüne yardımcı olunması için dayanışmaları açısından bir örgütlenmeye yönelmedikleri, Ancak 1976 yılında bir çaba gösterilerek Kimsesiz Çocuklar Birleşme ve Dayanışma Derneği (KİB-DER) kurulmuş ve 1976-1980 yılları arasında, sorunların dile getirilmesi ve çözümü doğrultusunda faaliyette bulunmuştur.

KİB-Der, dönemin siyasi  etkisi altında kalarak 1980 yılında kapanmıştır.Bu dönemde çok arkadaşımız heder olmuşlardır. Ankara Valiliğin önünde yapılan eylemde bazı arkadaşlarımız içeri alınmıştır. Bu eylem Duyarlı Büyüklerimizin Hele Hele Sayın Valim Devlet Bakanım Akın GÖNEN sayesinde Anayasanın ön gördüğü 41 nci maddesi gereğini en iyi kullanarak 3413 sayılı yasayı hizmete sokmuştur. Bu muhterem sayesinde şimdiki çocuklarımız işe girmektedirler.Minnet Borcumuz büyüktür.Ödenmez.

Bu doğrultuda ihtiyaç duyulan Yetiştirme Yurtlarından Ayrılanlar ve kalan insanları bir araya getirerek (YURT AY DER)“Yetiştirme Yurtlarından ayrılanlar kültür ve Dayanışma Derneği” 20.05.1994 yılında kurulmuştur. Yurt Ay Der’ in kuruluşunun gerekçelerini, geçmişten beri var olan Sorunların dile getirilmesinde, Yetiştirme yurtlarının yeniden yapılanmasına sorunların çözülmesine rağmen birçoğunun devam ediyor olması ve yetiştirme yurdundan ayrılanların karşılaştıkları sorunların yanında aynı ortamı ve şartları paylaşmaktan gelen birlikteliğin dayanışma ve yardımlaşmaya yöneltilmesi gibi nedenler Yurt Ay Der’in kuruluşunun gerekçeleridir.

Bir Sivil toplum örgütü olarak bu sorunların üstesinden gelemeyeceğimizin bilincindeyiz. Bu nedenle devletin ve toplumun bizleri desteklemelerini beklemekteyiz. (Yurt Ay Der) topluma ne kadar donanımlı ve eğitimli çocuklar kazandırabilirsek toplumun da o ölçüde gelişeceğine ve sağlıklı toplumun oluşturulacağına inanmaktayız.

YUKARI | İlyas DAŞTAN |

Hepimiz ülkemizin çeşitli illerinde bulunan çocuk yuvası ve yetiştirme yurtlarında korunma ve bakım hizmeti aldıktan sonra 18 yaşını doldurarak yurtlardan ayrıldık ve bizim için çıkarılan 3413 sayılı yasa ile devlet dairelerinde memur/işçi olarak işe başladık.

Kanuna göre devlet daireleri kendi kadrolarının binde biri oranında yetiştirme yurdundan ayrılan kişileri sınav sistemi ile işe başlatmak zorunda. Bu yasa yetiştirme yurdundan ayrılanlar için bulunmaz bir fırsattır. Zira ülkemizde üniversite mezunu olanların dahi işe girmekte zorlandıklarını görüyoruz. Oysa yetiştirme yurdunda kalan arkadaşlarımız ilkokul mezunu olsalar dahi işe girdiler. Çeşitli nedenlerle açıkta kalan arkadaşlarımızı bu grubun dışında tutuyorum. Artık ilköğretim mezunu olmak zorunlu hale getirildi. Zorlamayla da olsa öğrencilere ilköğretim diploması aldırılıyor. Yetiştirme yurtlarında kalan birçok arkadaşımız lise okumayı kendilerine yük gördüklerinden ilköğretim mezunu olmakla yetiniyorlar. Lise terk nedenleri konusunda herhalde geçerli nedenleri vardır kendilerince.

Yüksekokul ve üniversite okuyan arkadaşlarımız ise daha azınlıkta kalmaktalar. Ancak sevindirici bir durum var ki o da son yıllarda üniversiteye giren arkadaşlarımızda artış olmasıdır. Bunun özendirilmesi ve üniversite okuyanların arttırılması için çaba göstermek gerekiyor. Bu sadece yetiştirme yurtlarında görev alan meslek elemanlarının işi değil; dernek olarak da bu konuda bir şeyler yapmak gerektiğini düşünüyorum. Mesela yetiştirme yurdu ziyaretlerimizde orada bulunan arkadaşlarımıza deneyimlerimizi aktarır veya üniversite okuyan arkadaşlarımızla tanışmalarını sağlayabiliriz.

Bunun ne faydası olacak? Yetiştirme yurtlarından ayrılan arkadaşlarımız devletin çeşitli kademelerinde görevlerini ifa etmektedirler. Bu görevlerde yoğunluğun hizmetli kadrosunda olduğunu biliyoruz. Ancak bizim isteğimiz yetiştirme yurtlarında onca yıl kaldıktan ve her türlü okuma imkânına sahipken neden daha yüksek mertebelere ulaşılmasın. Neden hizmetli kadrolarını biz oluşturalım. Burada hizmetli kadrosunu ya da hizmetli kadrosunda çalışan arkadaşlarımı yermek ya da küçümsemek gibi bir düşüncemin olmadığını belirtmek isterim. Ama neden öğretmen, hakim, savcı, avukat, doktor, mühendis, mimar ya da başka mesleklerde sayımız artmasın? İl müdürümüz bir toplantı sırasında; çocuklar, siz bunca zorlukların içerisinden geliyorsunuz, iş hayatına atıldığınızda alttan başlamayın demişti.

Hala yetiştirme yurtlarında kalan arkadaşlarıma sesleniyorum. Sizden öncekiler hizmetli kadrolarını doldurdu. Hangi devlet dairesine gitseniz bizim arkadaşlarımız var. Ülkedeki işsiz oranın had safhada olduğunu düşünürsek bize sunulan iş imkanını iyi kullanmamız gerekmez mi?

Bizim herkesten çok bu ülkeye ve ülkenin halkına borçlu olduğumuzu düşünüyorum. Sebebi ne olursa olsun bir şekilde yuva ve yurtlardan hizmet aldık. Aldığımız bu hizmetin bedeli halkın vergileri ile karşılanmaktadır. Vergileri ile okuduğumuz insanların çocukları işe girmekte zorlanmaktalar. Bu anlamda biz halkımıza borçluyuz. Borcumuzu da yine halka hizmet ederek ödeyebiliriz. Onun için bize sunulan imkânları sonuna kadar en iyi şekilde kullanmamız gerekir. Kimsenin hiçbir neden yokken, okuma gücü ve becerisi varken okulunu yarıda bırakmak gibi bir lüksü olmamalıdır.

Sonradan pişman olmamak için bu günden çalışmak ve geleceği düşünerek yatırımlarımızı ona göre yapmamız gerekiyor. Akıp giden zamanın telafisi yok...

 
YUKARI | YORUMLARI |
YURT AY DER'İN GÖNÜLLÜ, DEĞERLİ FAHRİ ÜYEMİZ, GAZETECİ YAZAR; Sıddık Taştan'ın (Ağrı DP İl Başkanı)

 MECLİSTEKİ YUMRUKLAMAYA YORUMU

Arkadaşa katılıyorum ve tebrik ediyorum. Gerçekleri görmek lazım kardeşim, bakın 25 yıldır devam eden kanı durdurma derdine düşen yok, ekonomi açlık, vahşet sokaklar kan revan içinde savaş alanı gibi bunları gören duyan yok. Aslında belki işlerine geliyor, çünkü siyasi partilerin çoğu değerler üzerinde siyaset yapıyor, kimisi kimlik der, kimside yıllardır tutturmuş, vatan millet Sakarya, aslında değerleri kullarak siyaset yapan bu zatlar, bizim kanımızı. Bizim emeklerimizi yiyorlar. Yılardır o kadar can canan gitti bedenler sakat kaldı. Ama ben hiçbir paşanın generalin, bürokratın, bakanın çocuğunun adını duymadım.

Acaba bunların erkek çocukları yok mu? belkide ameliyat ettiriyorlar. Askerlik yapanları varsa o da yatlarda kortlarda veya tatil köylerinde yapıyorlar.

Kimbilir belkide büyükleri gibi golf oynuyorlar. Ama ortada bir gerçek var onların canı yanmıyor, onların ocaklarına ateş düşmüyor, eğer eğer evlat acısı yaşasaydılar bu kanı 25 yıl değil 25 günde durdururdular.

aslında beyler bunların kavgalarına bayılıyorum çünkü 12 eylül öncesi beş bin fidan öldü.daha sonra yine bu siyasilerin yüzünden 30.000 insan öldü.durun bunlar yani meclistekiler birbirlerini yesinler çünkü ne çocukları ne kendileri bu olaylarda zarar görüyorlar yumruklaşma azdır.daha daha daha.....

YUKARI | YURT ÇOCUĞU OLARAK AYAKTA KALABİLMEK| Koksal Dogan

9 yıl Yetiştirme Yurtlarında kalan bir kardeşiniz olarak (1973 – 1982) bizim yaşadığımız zamanlarda çok daha kötü şartlarda hayatımızı sürdürdük, fakat hiçbir zaman birlikte kaldığımız arkadaşlarımızdan ayrılmadık Bu ayrılmayan “Ayaş grubu 20 kişi” Madem hiç ayrılmıyoruz o zaman bir dernek kuralım diyerek Ankara da resmi olarak 20.04.1993 yılında
Yurt Ay Der (Yetiştirme Yurtlarından Ayrılanlar Kültür ve Dayanışma Derneğini kurduk.
İlk 5 katlı eski bir binanın 5 nci katında faaliyet gösterdik Bina eski olduğundan 5 nci kata su çıkmazdı suyu 5 nci kata taşır her türlü temizlik faaliyetlerinde bulunurduk. O zaman dernek anlayışımız daha bağlayıcı idi. O zevk o duygu bambaşkaydı. Kirasını hep birlikte (az sayıda arkadaşlarla) paylaşırdık.
Tabi ilk başkan Hayrettin DURNA (Rahmetli, nur içinde yatsın) çok sevdiğim amcamın oğlu aynı yaşlarda olduğumuz için bir arkadaş gibiydik.
Yurtta kaldığımız zaman bize üç zeytin verilir iki tanesi ezik çıkardı “yani bizim değimimizle bozuktu “
Yurtta kaldığımız süre içerisinde Bizleri evlatları gibi bayrılarına basan yurt müdürü Rahmetli Müdür babamız Mümin BEŞİKTEPE ve Öğretmenlerimiz Hayati PEKER bizlerin yetişmemizde çok emekleri ve hizmetleri vardır. ALLAH rahmet eylesin nur içinde yatsınlar.
Yurt bahçesinde kendimiz eker, O Ayaş’ın bağ bahçelerinde çalışarak hayatın zorluklarını taşır, tatardık.
Müdür Babamız Mümin BEŞİKTEPE ve Hayati PEKER bizlere hayatın sorumluluğunu öğreten insanlardır.
Şimdi Yurtta kalan arkadaşlarımız ve kardeşlerimiz ise her istedikleri yerine getirilen ve alınan bir anlayışın yurttan ayrılınca gerçek hayatı başlıyor olması zorluklar arasında boğulup giden ve her türlü zararı gören kardeşlerimizi görüp izliyoruz.
Gelin hep birlikte eski ve yeni arkadaşlar olarak birbirimizi kucaklayalım. Hayatın üstesinden birlikte göğüsleyelim. Saygılar. Köksal Doğan

YUKARI | MELEKLERİN KARDEŞLİĞİ| Ramazan Özdemir

Merhaba sevgili dostlarım...
Hepinizi ve bu satırları okuyan herkesi sevgi ve saygıyla selamlıyorum öncelikle...
Benim yaşam hikayem de, 1962 yılında harman kaldırıldığında kalecik'te eskiköy köyünde, köylü bir ailenin yaşayan (birkaçı vefat etmiş)4.çocuğu olarak dünya ya gelmekle başlamış...
 İlk okulu yendidoğan ilkokulunda okudum... Annemi 4-5 yaşlarında kaybetmişim... Annem berdel evliliği yapmış babamla... 1973 YILINDA RAHMETLİ ANALIĞIM BENİ AYAŞ'A VE KARDEŞİM HÜSEYİN'İDE YENİMAHALLE 50.YIL YETİŞTİRME YURDUNA VERİLMESİ KONUSUNDA BABAMLA ANLAŞMIŞ. Ben Ayaş'a geldiğin ilk yıl sınıfda çaktım... Evden ayrılmanın  negatif değişikliğine duygusal tepkim böyle oldu sanırım... Şimdi geriye doğru baktığımda hayatımda neler olduğunu daha iyi anlıyorum...
 BİZ ÇOK BÜYÜK BİR HAKİKATİN PARÇALARIYIZ... BİR AMAÇ İÇİN SEÇİLDİK VE BİR ARAYA GETİRİLDİK... Yaratıcı'nın düzeninde hiç birşey rastlantı değildir ve hiç bir şeyde göründüğü gibi değildir... Bizler meleklerin kardeşliğini daha yoğun deneyimlemekiçin biraraya getirildik... parçalanmış ailelerin çocukları olmak o küçüçük yaşta kaldırmakta çok zorlanacağımız yükleri kabul edecek bir hayatı deneyimleyip, bu zorluklarla birlikte daha büyük, büyük bir şeyin parçası olmak için kontrat yaptık ve kuyruğa girdik ve buraya olmamız gereken yere geldik... şimdi size soruyorum nasılsınız dostlarım, iyimisiniz? Kalben benim hssettiğim ve içsel olarak bildiğim şeyleri, sizler de  bildiniz mi? 24 YIL BURSA MACERASINDAN SONRA YİNE YENİDEN SİZLERLE KUCAKLAŞMAKTAN ÇOK MUTLUYUM...
HEPİNİZİ YÜREKTEN SEVİYORUM... DAHA ANLAMLI VE KALICI DEĞERLER OLAN BARIŞ, BOLLUK, ŞİFA, BİLGELİK VE SEVGİYİ YARATABİLMEMİZ DİLEĞİYLE... YARADANIM HEPİMİZE YARDIM ETSİN İNŞALLAH!
EVET, NERDE KALMIŞTIK?...

YUKARI | ARAMIZDAN AYRILANLAR |

Kurucular kurulu İlk Başkan Hayrettin Durna(1964 - 1994), Kadir Şimşeker(1962 - 2006) ,Ali Daştan(1980 - ../08/2006), Burhan Yılmaz(05/08/1964 - 05/08/2006), Zafer Başer, Ali Varol ile Fahri Üyemiz Av. Ahmet Ayman'a.Allah'tan rahmet dileriz.

Hayrettin DURNA ( İlk Yurt Ay Der Başkan)
Ali VAROL (Üye)
Ali DAŞTAN (Üye)
Kadir ŞİMŞEKER (Üye)
Burhan YILMAZ (Üye)
Zafer BAŞER (Üye)
Av. Ahmet AYMAN (Fahri Üye)

YUKARI | |

 

 
 

"HER GÜN BİR İYİLİK YAP"