| |
-
Türkiyemizin her yerinde, SHÇEK hayatına girmiş tüm kardeşlerimi, abilerimi, ablalarımı selamlıyorum.1978–1993 yılları arasında çeşitli çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında büyüdüm. Siz değerli kader arkadaşlarıma, kardeşlerime 2 gün öncesine kadar başımdan geçenleri anlatmak derdimi paylaşmak istiyorum.
1995 yılında adana milli eğitimde göreve başladım. Nisan 2010 tarihinde görevde yükselme sınavında başarılı olup sırf kadroyu alabilmek için yanlış yönlendirilme, yanlış tercih sonucu Alanya’ya tayinim çıktı. Hizmetli kadrosunda çalışan arkadaşlar iyi bilir. 15 yıl adana da Hizmetli kadrosunda birçok sorunlara karşı yılmadan dik durduk. Sonunda sınavda başarılı olup atamamın yapılmaması durumunda herhangi bir yere atanmayı kabul ediyorum kutucuğunu işaretleyip tercihlerinde en çok nerde boşluk varsa oraları tercih edince, 2 küçük çocuğumu ve sağlık müdürlüğünde memur eşimi, evimi bırakıp Alanya da göreve başladım.
6 aydır Alanya-adana arası çocuklarımı 1–2 günde olsa görmek için hafta sonları gidiş geliş yapıyorum. Eşim sağlık personeli olduğu için gece nöbetleri oluyor 11 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlum evde Allaha emanet kalıyorlar. Gece aradığım zaman, " babacım biz korkuyoruz" gibi sözleri duyunca günlerim acaba? İle geçti. Birde bunlara bulunduğum yerde ayrı bir ev tutup ayrı bir düzen kurma zorlukları eklenince maddi-manevi çöküntü içerisine girdim. İdare ve öğretmenler ile ters düşmemek, sorunlarımı işime yansıtmamak için, tekrar adana’ya tayinimi yaptırmada zorluk olmasın diye psikolojik tedavi almaya başladım. Ama yetersiz kaldı sonunda adana ruh sağlığı hastanesine müracaat ettim. Beni sağlık kuruluna çıkardılar yatış kararı verildi 15–20 gün tedavi ve takipten sonra tekrar sağlık kuruluna çıkarıp bipolar tanısı ile "tedavisinin takip ve devamı için ailesinin bulunduğu yerde ikamet etmesi uygundur" kararı aldılar.
Antalya il milli eğitim müdürlüğüne bu raporu götürdüm sağlık durumumun tehlikeye girdiğini, Antalya ilinde tam teşekküllü devlet hastanesi olmadığını, ailem ve çocuklarım yanımda olmadan burda tedavi olamayacağımı dilekçe ile bildirdim özür grubundan tayin istedim. il milli eğitim müdürü sayın Osman Nuri GÜLAY beni çok iyi karşıladı. Derdimi dinledi muvafakatimin verilmesi için emir verdi. Yazımı elden alıp adana il milli eğitim müdürlüğüne geldim. 1 ay burda peşlerinden koşmama rağmen atamaya bakan şube müdürü Recai ARDIÇ ve il milli eğitim müdürü Abdulgaffar BÜYÜKFIRAT sorunlu adam istemiyoruz diye saçma sapan laflar söyleyerek atama onayımı vermediler. Defalarca makamlarına gidip 90 ve üzeri sicil notlarımı gösterdiğim halde, adana milletvekili Fatma ZOPCUK devreye girdiği halde hiç bir neden belirtmeden olumsuz yazımı yazarak antalya’ya yolladılar. Tekrar tekrar valiliğe çıkmam sonucu vali yardımcılarının il milli eğitim müdür Abdulgaffar BÜYÜKFIRAT atama onayımı vermedi. Defalarca makamlarına çıkıp durumumu anlatmama rağmen gideni geri almıyoruz, sorunlu adam istemiyoruz gibi saçma sapan sözlerle geri gönderdiler. En son eşimi ve 2 çocuğumu alıp il müdürünün evine gittim sicil notlarımın 90 ve üzeri olduğunu 15 yıllık memuriyetimde adli ve idari soruşturma geçirmediğimi, çocuklarımın durumundan endişe duyduğum için rahatsızlandığımı ve ailemin yanında onların desteği ile tedavi olarak düzene gireceğimi anlattığım halde. Olumsuz yazımı yazdılar.
Adana da çalışan yetiştirme yurdundan ayrılan memurlara olumsuz bir önyargı var. Adana fen lisesinde Hizmetli olarak görev yapan yurttan ayrılmış bir kız kardeşimize fen lisesi müdürünün taciz ve sarkıntılık yapması sonucu görevden alınması il milli eğitim müdürü ve valiliğin başını ağrıttığı için biz yetiştirme yurdu çocuklarına tüm kapılar kapalı durumda. Kimseye derdimi anlatamadım. Kaderimle baş başa kaldım.
Bu durumda istifa edip bana bunu yapanlara bunun hesabını sorsam veya başıma herhangi bir olay gelse bunun sorumluluğunu bu kişiler kabul edecek mi. böyle birikimsiz, devletin kanunlarını kendi çıkarları için kullanan, anlayışsız, aile kavramının ne olduğunu bilmeyen,yapıcı olmayan, kişileri başımıza torpil ile getiren zihniyetleri de bu kişileri de lanetliyorum.
Adana İl milli eğitim müdürlüğü ve valilikten; sağlık raporunu, ikametgâhını, eşinin adana da memur olduğu eş durum belgesini al. işini Ankara da milli eğitim bakanlığından yaptır veya mahkemeye başvur şeklinde söylediler. Ama benim artık dayanacak gücüm hiç bir makama çıkıp derdimi anlatacak gücümde cesaretimde kalmadı. ŞU ZAMANA KADAR BİZ YURT ÇOCUKLARINI ANLAMAYANLAR KARŞISINDA İNADINA DİMDİK DURDUK. VE DURMAYA DEVAM EDECEM. AMA NEREYE KADAR...
Yardımı veya önerisi olacak arkadaşlar varsa yardım bekliyorum.
ALLAH SAHTE MÜSLÜMANLARDAN KORUSUN. AHLAK BOZUNTU İÇİNDE OLANLAR ELBET BİRGÜN YAPTIKLARI İLE KARŞI KARŞIYA GELİRLER!.. TEMENNİMİZ. |